ABD, İran'a saldıracak mı?
Tribune Media Service
Birleşik Devletler, İran'a karşı silahlı güç kullanacak mı? Bu mesele, tüm dış politik meselelerden daha sıcak şu an. Amerikan uçaklarının Irak ve İran sınırı üzerinde devriye uçuşları yaptığı ve ABD güçlerinin Irak'taki İranlı ajanları öldürmekle yetkilendirildikleri haberleri geliyor.
İki ABD uçak gemisi Körfez'de ve füze savunma sistemleri Körfez ülkelerine yerleştirildi bile. Askeri yerleştirme ya Tahran'ı korkutma amaçlı ya da İran'a karşı bir Amerikan saldırısının hazırlıkları. Pek çok kişi, 2002 sonbaharı ve 2003 yılının ilk ayları boyunca Körfez'de ABD askerî yığınağını ve bunu mart ayında ABD'nin Irak saldırısının izlediğini hatırlar. Yine benzer bir şeyle mi karşı karşıyayız?
Çok sayıda yorumcu, Amerikan halkının büyük bir bölümünün daha fazla askerî macerayı onaylamadığını belirtiyor. Ancak, Bush yönetiminin İran'ın eylemlerini Irak'taki anarşinin önemli bir nedeni gibi gösterme ve İran'ı bombalama suretiyle yeni bir cephe açarak Irak'taki kargaşa üzerindeki dikkatleri dağıtma oyunu oynayabileceği konusunda endişelenenlerin sayısı hiç de az değil. Pek çok hükümet, Bush yönetiminin İran'ın uranyum zenginleştirme programının Tahran'a birkaç yıl içinde nükleer silah yapma kapasitesi kazandıracağı yönündeki kanaatini paylaşıyor ve Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi'nin İran'ın programını durdurma talebini destekliyor, program için gerekli materyal ve donanımın satışını yasaklayan ekonomik yaptırımların İran'ı etkileyebileceğine inanıyor. Bununla birlikte, uygulamada bu ülkeler askerî bir saldırının felaket olabileceğini görüyor. Muhtemel bir saldırı, uranyum zenginleştirme programını birkaç yıllığına geciktirse bile, aynı zamanda programın tüm ulus tarafından kabulüne de sebep olacak ve İran'ın terörizme verdiği desteği arttıracak, belki de petrol arz ve dağıtım krizini doğuracaktır. İran'ın, Güvenlik Konseyi'nin bu adıma cevabı, BM denetçilerinin İran nükleer tesislerine erişimini kısıtlamak oldu, aynı zamanda müzakereler için bir tarih belirlenmesini de zorlaştırdı. BM, müzakerelerin başlamasından önce uranyum zenginleştirme programının askıya alınması talebinde bulunmuştu. Washington, askerî harekâttan önce diplomasinin gündemde olduğunu söylemesine rağmen, görünen o ki yönetim donanma gösterilerinin bir etkisi olabileceğine inanmış durumda. Washington Times gazetesinde yayınlanan bir makalede, ABD'nin daha fazla gövde gösterisi yapacağı belirtiliyor: ABD'nin Tahran'daki eski büyükelçilik binasına füze fırlatması -şu an bu bina İran Devrim Muhafızları tarafından kullanılıyor.
Avrupa ve başka yerlerde, insanlar yapılacak hataların silahlı bir çatışmaya dönmesinden, İran'ın nükleer silahsızlanma anlaşmasından çekilmesinden ya da Uluslararası Atom Enerjisi Kurumu denetçilerinin reddedilmesinden endişe ediyor. Öyleyse ne yapılabilir? Kuzey Kore örneğinde, Birleşik Devletler plütonyum üretiminin durdurulmasını talep etmeksizin müzakere masasına oturabilmiş görünüyor. Hatta, bu müzakerelerden, silahsızlanma karşılığında bu ülkeye yönelik saldırılara karşı garantiler ve diplomatik ilişkilerin başlatılması sonucu da çıkabilir.
O halde, neden İran örneğinde uranyum zenginleştirme programının askıya alınması meselesi müzakereler için bir önşart haline getiriliyor ki? Amerika Savunma Bakanı James Baker ve eski Temsilciler Meclisi üyesi Lee Hamilton tarafından oluşturulan bir komisyonun, ABD'nin İran ve Suriye ile müzakerelere girmesi gerektiğini ilan eden raporun üzerinden çok zaman geçmedi. Irak'taki berbat duruma rağmen, Bush yönetimi İran ve Suriye ile askerî tehditler aracılığıyla müzakere etmeyi tercih ediyor. Daha az aşağılayıcı bir yaklaşım daha iyi sonuçlar verebilir. Böylesi bir yaklaşım Kuzey Kore örneğinde test ediliyor. Neden İran'a da aynı şekilde yaklaşılmasın ki? (Tribune Media Service, 19 Şubat 2007)
HANS BLIX
insanların düşünmesine de engel olan bir eğitim ve medya var. İnsanların düşüncesi yasaklanmış vaziyette. Biz insanların düşünmesinin önünü açmak istiyoruz. Düşünmek, soru sormakla başlar.
Ahmet Altan
Ahmet Altan
23 Şubat 2007 Cuma
Kaydol:
Kayıt Yorumları (Atom)












Hiç yorum yok:
Yorum Gönder